Op. Dr. Eser PAŞA
Göz Hastalıkları Uzmanı
0 (256) 518 58 59
 
 
Hayata Farklı Bakın
AnasayfaHakkımdaSite HaritasıFoto Galeriİletişim
Göz Hastalıkları Kliniği
Bilgisayarlı Muayene 
Kontakt Lens Muayenesi 
Bilgisayarlı Görme Alanı 
LVA Az Görenlere Yardım Cihazı 
Katarakt Hakkında 
Glokom (Göz Tansiyonu Yüksekliği) 
Şaşılık Hakkında 
Kontakt Lensler 
Çocuk Göz Sağlığı 
Sık Sorulan Sorular 
Video Kameralı Çocuk Muayenesi 
Glokom (Göz Tansiyonu Yüksekliği)
GLOKOM (GÖZ TANSİYONU YÜKSEKLİĞİ) NEDİR?

Glokom, göz içi basıncının yükselmesi nedeniyle görme sinirinin giderek zayıflamasıdır. Glokom görme kaybına yol açan ciddi bir hastalıktır. Birçok glokom çeşidi vardır. Fakat en sık görülen glokom tipi, primer açık açılı glokomdur.

GLOKOM NASIL TEŞHİS EDİLİR ?

Glokom teşhisi zor bir hastalıktır. Özellikle, kronik açık açılı glokom adı verilen en sık görülen glokom çeşidinde, eğer göz içi basıncı çok yüksek seviyelerde değilse hastalık hiçbir belirgin belirti vermeden sinsi olarak seyreder. Bu nedenle hastalığın teşhis edilmesi, ilerlemiş dönemlerinde yapılır.

1.       Glokom, çoğunlukla başka bir nedenle, sıklıkla da sıradan bir gözlük muayenesi veya basit nedenlerle doktora başvuran hastalarda yapılan muayene sırasında tesadüfen teşhis edilir. Bu nedenle göz muayenesi sırasında göz tansiyonunun ölçülmesi ihmal edilmemelidir.

2.       Ayrıca, bir kısım hastada akut glokom krizi denilen ve göz içi basıncının ani olarak çok yüksek düzeylere yükselmesiyle ortaya çıkan, şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, gözün kıpkırmızı olması, bulantı, kusma gibi gürültülü bir tabloyla kendini gösterir. Bu durumda teşhis çok kolaydır ve acil tedavi gerekir.

Glokom teşhisinde göz doktorlarının klasik olarak birlikte aradıkları üç bulgu gereklidir. Bunlardan birincisi, göz içi basıncının yüksek olmasıdır. Normalde göz içi basıncı 10-20 mmhg basıncı düzeyindedir. Göz içi basıncının 20 mmhg basıncının üzerinde bulunması çoğunlukla glokom lehindedir, ancak sadece göz içi basıncının yüksek olması, glokom teşhisi için yeterli değildir. Çünkü göz içi basıncı 20 mmhg üzerinde olduğu halde normal olan gözler olduğu gibi, göz içi basıncı 20 mmhg altında olmasına rağmen glokomlu olan gözler de mevcuttur. Glokom teşhisi için ikinci olarak aranılan bulgu, göz dibi muayenesinde görülen göz siniri tahribatıdır. Üçüncü bulgu da, görme alanı muayenesinde, görme sinirindeki tahribatı gösteren görme alanı bozulmalarıdır. Glokomlu hastalar, göz içi basıncı düzeyi, görme sinirinin ve görme alanının durumu birlikte değerlendirilerek izlenirler ve yine bu bulgulara bakılarak ilaç tedavisine veya ameliyata karar verilir. Görme keskinliğinin ölçülmesi de çok değerlidir, ancak glokom hastalarında en son etkilenendir.

GLOKOM ERKEN TEŞHİS EDİLMEDİĞİNDE GÖRME KAYBINA YOLAÇAN CİDDİ BİR HASTALIKTIR

Glokom, sinsi bir hastalıktır. Çoğunlukla ileri dönemlere kadar hiçbir belirti vermez ve doktor muayenesi olmadıkça ortaya çıkarılması mümkün olmamaktadır. Glokom yavaş seyreden, fakat sürekli ilerleyen ve giderek göz siniri tahribatına yani görme kaybına yol açan karakteristik bir belirtisi olmayan kronik bir göz hastalığıdır. Tedavi edilmediğinde kesinlikle görmenin tümüyle kaybına neden olan bir hastalık olduğundan, teşhis edildiğinde hastalığın niteliği ve ciddiyeti, doktor tarafından hastaya ve hasta yakınlarına tüm açıklığıyla anlatılmalıdır. Çünkü hasta, hastalığın ciddiyetinin tam bilincinde olmadığında çoğunlukla tedaviyi sürdürmemekte, bu da görme kaybıyla sonuçlanmaktadır.

GLOKOM TEDAVİ EDİLEBİLEN BİR HASTALIK MIDIR?

Glokom teşhis edildikten sonra tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Yapılan tedavi sadece  mevcut görmeyi korumaya yardımcı olur. Kayıpların geriye getiremez. Bu nedenle hastalar, görme kayıpları oluşmadan, göz siniri tahrip olmadan erken dönemde yakalanırsa görme kaybına engel olunabilir.

GLOKOMUN TEDAVİSİNDE BAŞLICA ÜÇ YOL MEVCUTTUR.

1.       İlaç tedavisi: Glokomun ilaçla tedavisinde kullanılan birçok damla mevcuttur. Bu damlalar değişik yollarla göz içi basıncını düşürürler. Başarılı olunamazsa, ikinci damla eklenir. Yine göz tansiyonu düşmezse tedaviyi yapan doktorun anlayışına göre üçüncü damla eklenir (bu tartışmalıdır) veya diğer tedavi yöntemlerine başvurulur.

Damla tedavisine başlamadan önce hastada kalb-akciğer rahatsızlığı olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü glokom tedavisinde kullanılan damlaların bazıları, solunum zorluğuna ve kalbte ritim bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle bu tür ilaçlar dikkatle kullanılmalıdır. Yine bazı tür glokom damlaları da görme bulanıklığına, gözde ağrıya, baş ağrısına, alerjik reaksiyonlara neden olabilirler. Glokomlu bir hastada göziçi basıncı damla tedavisi ile normal düzeyde seyrediyorsa ve sürekli bu düzey korunuyorsa, hastalar bu damlaları sürekli ve düzenli olarak hayat boyu kullanmak zorundadırlar.

2.       Selektif LASER tedavisi: Glokom tedavisinde, laser(SLT) ciddi bir yan etkisi olmadığı için ilk tedavi seçeneği olma yolundadır. Damla tedavisinin yetmediği durumlarda da uygulanabilmektedir. Laser tedavisi çok yüksek olmayan göz içi basınçlarını normal düzeye indirebilir. Etki süresi genellikle 5 yıl kadardır. Sonra göz içi basıncı tekrar yükselebilir. Laser tedavisi ile göz içi basınçları düşen hastalar yine de glokom hastaları olduklarını unutmamalıdırlar.

3.     CERRAHİ tedavi (Ameliyat): Eğer, glokomlu bir hastada göz içi basıncı yapılan tüm tedavilere rağmen normal düzeye indirilemiyorsa, göz siniri tahribatı giderek ilerliyor ve görme alanı giderek kötüleşiyorsa ameliyat gerekli olur. Ameliyat gerekli olduğu halde ertelenirse hasta görmesini günden güne kaybeder. Glokom ameliyatı lokal anestezi ile yapılır. Ameliyatta yapılan işlem, göz dışına çıkmakta zorlanan ve böylece göz içi basıncının artmasına neden olan göz içi sıvısının çıkışını kolaylaştırmaktır.

Glokom Hakkında

: YANLIŞ 

  : DOĞRU

 

 

YANLIŞ: 3 ay önce göz tansiyonum yüksek bulundu, doktor damla verdi, 3 aydır damlatıyorum, bir faydasını göremedim, ben de ilacı bıraktım.

 

DOĞRU: Glokom için kullanılan ilaçlar, sadece göz tansiyonunu normal düzeye düşürürler. Böylece uzun vadede görme kaybı oluşmasını önlerler. Bu ilaçlar hayat boyu kullanılması gereken ilaçlardır. Aksi halde geri dönüşü olmaksızın görme kaybı gelişir.

 

YANLIŞ: Glokom ameliyatı olduktan sonra azalmış olan görme tekrar normal düzeyine gelir.

 

DOĞRU: Glokom ameliyatı, artmış olan göz içi basıncını düşürmeye yönelik bir cerrahidir. Görmeyi doğrudan etkileyen bir ameliyat değildir. Glokom ameliyatı ile, mevcut görmenin korunması ve görme derecesinin daha kötüleşmemesi hedeflenir. 

Sıkça Sorulan Sorular

 

Soru: Son sıralarda gözlerimde bir takım uçuşmalar, kaşıntı ve sulanma hissediyorum; bunlar göz tansiyonu belirtisi olabilir mi ?

Cevap: Primer açık açılı glokom adı verilen en sık görülen glokom çeşidinde genellikle belirgin bir belirti yoktur. Yakınlarında glokomlu bir hasta olan kişiler, gözlerinde yorgunluğa bağlı hafif bir ağrı, kanlanma gibi şikayetleri olduğunda hemen bunun glokom (=göz tansiyonu) belirtisi olabileceğini düşünürler. Bu kişilerin şüpheden kurtulmaları için göz muayenesi olup göz tansiyonlarını ölçtürmeleri doğru olacaktır. Glokomda, bazen gözde hafif ağrılar, günün bazı saatlerinde bulanık görmeler gibi belirtiler görülebilir.

 

Soru: Göz tansiyonu nedir, normal düzeyi ne kadardır?

Cevap: Göz küresinin, göz içi sıvısı tarafından oluşturulan belirli bir basıncı mevcuttur. Buna göz içi basıncı adı verilir. Normal düzeyi 10-20 mmhg basıncı arasındadır. Glokomlu gözlerde bu değer 20 mmhg üzerine çıkmaktadır.

 

Soru: Göz tansiyonunun yükselmemesi için nelere dikkat etmeliyim?

Cevap: Eğer gözünüz göz tansiyonunun yükselmesine uygun yapıda ise siz birtakım şeylere dikkat ederek bu yükselmeyi engelleyemezsiniz. Örneğin sizde göz tansiyonu yüksek ise, gözlerinizi hiç yormasanız da, hiç kitap-gazete okumasanız, televizyon izlemeseniz, çok havuç yeseniz(!) de tansiyonunuz etkilenmeyecektir.

 

Soru: Glokomun beslenme ile ilgisi var mıdır ?

Cevap: Hayır, glokomun beslenme ile yeme-içmeyle doğrudan bir ilgisi bilinmemektedir.

 

Soru: Göz tansiyonunun teşhisi kolay mıdır ?

Cevap: Eğer hasta, hastalığın ileri dönemlerinde doktora başvurursa teşhis çok kolaydır. Böyle bir hastada göz tansiyonu 25-30 dolaylarında bulunacak, göz dibi muayenesinde, görme sinirinin tahrip olduğu görülecek ve görme alanında önemli kayıpların oluştuğu görülecektir. Bunlar glokomun çok tipik belirtileridir.

 

Soru: Erken dönemdeki glokomun teşhisi kolay değil midir ?

Cevap: Bazen, göz tansiyonu sınır düzeyi civarında ise, görme siniri sağlam görünüyorsa, teşhiste güçlükler olabilir. Bu hastalar, izlemeye alınmalı ve ileri teşhis yöntemlerine ve bazı testlere başvurulmalıdır. Özellikle ailesinde glokomlu olanlar daha dikkatli olunmalıdır.

 

Soru: Göz tansiyonu 20 mmhg basıncının altında ise o kişi, kesinlikle glokomlu olamaz mı ?

Cevap: Hayır, olabilir. Düşük tansiyonlu glokomlu adı verilen bir tür glokom vardır ki bu hastalık da göz tansiyonu 20'nin altında olduğu halde glokomun tüm belirtileri mevcuttur ve tedaviye ihtiyaçları vardır.

 

Soru: Bildiğim kadarıyla glokom 40 yaşın üzerinde görülen bir hastalıkmış, doğru mudur?

Cevap: Hayır, glokom yeni doğan bebek dahil her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Fakat glokomlu hastaların %90'ı, 40 yaşın üzerindedir. Kalan %10'u ise bebekler, çocuklar ve gençlerde görülür.

 

Soru: Glokom krizi nedir, belirtileri nelerdir ?

Cevap: Glokom krizi, göz tansiyonun birdenbire çok yüksek seviyelere yükselmesidir. Bu durumda hastada, dayanılmayacak derecede şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, gözde kanlanma, bulanık görme, görmenin azalması, ışığın hassasiyeti, bulantı-kusma gibi belirgin belirtiler görülür.

 

Soru: Glokom krizi belirtileri olan bir hasta ne yapmalıdır ?

Cevap: Glokom krizi belirtileri olan bir hasta, hiç zaman geçirmeden doktora başvurmalıdır. Çünkü glokom krizli bir hastada, geçirilen her saat görme sinirinin, geriye dönüşü olmamak üzere biraz daha tahrip olması anlamına gelmektedir. Glokom krizli bir hasta, tedavi edilmediği takdirde, birkaç gün içinde tam görme kaybı oluşabilir. Bu yüzden hasta birtakım ağrı kesicilerle oyalanmayıp acilen göz doktoruna başvurmalıdır.

 

Soru: Glokom krizinin tedavisinde ne yapılır ?

Cevap: Glokom krizinin tedavisinde, önce serum ve ilaçlar yardımıyla yüksek göziçi basıncı düşürülür ve sonra glokom ameliyatı yapılarak göz tansiyonunun sürekli düşük seviyede kalması sağlanarak görme korunur.

 

 

Soru: Glokom tedavisinde laser kullanılıyor mu?

Cevap: Glokom tedavisinde selektif laserden(SLT)  yararlanılır. Göz içi basıncı çok yüksek olmayan ve damlalarla göz içi basıncı normal düzeye indirilmeyen glokomlu hastalarda, laser tedavisi yapılabilir. Glokom da laser başlangıç tedavisi olarak ta seçilebilir.

 

Soru: Glokom tedavisinde ameliyat kesin çözüm müdür ?

Cevap: Görme sinirinde hasar olmadan ameliyat yapılırsa, göz içi basıncı düşer ve göz siniri korunmuş olur. Zamanında yapılan bir ameliyatın glokom için kesin çözüm olabileceği söylenebilir. Fakat bazen ilk ameliyatla göz içi basıncı normal seviyeye düşmeyebilir. Bazen ikinci, hatta üçüncü ameliyata da gerek olabilir.

 

ESER PAŞA GÖZ KLİNİĞİ
Özel sigortalarla anlaşmalarımız... devamı>>

GÖZ HASTALIKLARI HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ
Katarakt, miyopi, dinlendirici gözlük, astigmat, lazerle tedavi, neden yaşlanınca yakını göremeyiz ve gözle ilgili benzer soruların yanıtları devamı>>

Sarı nokta hastalığında teleskopik lens
kuru tip SMD(halk arasında sarı nokta hastalığı olarak biliniyor)hastalığında tedavi olarak teleskopik lens implantasyonu sonrası hasta memnuniyeti yüksek oluyor devamı>>

Copyright 2010 Eser PAŞA - Tüm Hakları Saklıdır.
Designed By Armateknik
izmir araç kiralama firma rehberi sürücü driver ara faydalı bilgiler